Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BOZKIRDAKİ FENER VE FAİK BİROL

Durali Doğan

05 Ocak 2022, 13:59

Durali Doğan

“Bozkırdaki Fener, Bir Köy Enstitülü Öğretmenin Anıları”, emekli öğretmen Faik Birol’un 36 yıllık meslek hayatındaki anılarından oluşan bir kitap.
Sorgun ilçesinin Alcı köyünde doğan Faik Birol, 1950’de Pazarören Köy Enstitüsü’nden mezun olmuş, doğduğu köyü Alcı başta olmak üzere birçok değişik okullarda öğretmen olarak görev yapmış, 1986 yılında emekli olmuş bir eğitimci, yazar.
Faik Birol, anı kitabında kendisinin de yetiştiği köy enstitülerinin kuruluşuyla ilgili yalın ve akıcı üslubuyla önemli değerlendirmelerde bulunmuş.
O yıllarda nüfusumuzun 80’inin tarımla uğraştığını, traktör olmadığı için toprağın kara sabanla sürüldüğünü, toplu ulaşımın olmadığını, tren dışında köylere eşek, at, katır, kağnı ve nadiren de at arabası ile ulaşım yapıldığını anlatır. 1940’lı yıllarda okul yapım seferberliğinin başlatıldığında Faik Birol’da babasının bir çift öküzünün birini satarak parasını okullaşma hareketine bağışladığını anlatır.
Faik Hocam, köyünde ilkokul 3. sınıfı bitirmiş, 1944 yılında köylerine gelen gezici başöğretmen tarafından seçilerek Pazarören Köy Enstitüsü’ne kaydedilmiş.
Beş yıllık köy enstitüsü eğitimini de tamamlayarak 1950 yılında mezun olmuş.
Köy enstitülerinden mezun öğretmenler, tayin edildikleri köylerin her türlü öğretim ve eğitim işlerini görürlermiş.
Faik Hocam da, 1950 yılında mezun olduğunda Yozgat’a bağlı Sorgun ilçesinde 106 köy olduğunu, ancak beş-altı köyde okul olduğunu belirtir. Sorgun ilçesinin Sorgun köyünde(bugünkü ismiyle Çiğdemli beldesi) göreve başlar. Sorgun köyünde okul yoktur, bir eğitmenle tek bir sınıf eski bir köy odasında okutulmaktadır. Okulla ilgili araç gereç, oturmak için sıra yoktur. Tayin olunca muhtar ayrı bir oda bulur ve bir sınıf da kendisine oluşturur, Bu arada köyde iki sınıflı bir okul yapımı başlar ve bir yıl içinde tamamlanır. Faik bey, bu köyde yedi yıl başöğretmen olarak çalışır. Sonra kendi köyü Alcı’ya tayin olur.
Alcı halkı, öğretmenleri Faik Birol’dan çok memnundur. Her yerde, “Öğretmen dediğin Faik bey gibi olacak, keşke diğerleri de onun gibi çocuk okutsaydı da Alcı bu kadar geri kalmasaydı” diye övgüyle bahsederler ondan.
Faik Hocam ile bir defa görüştüğümü hatırlıyorum.
Kendisini yakından çok iyi tanımasam da kitabı okudukça ona büyük bir saygı ve sevgi beslediğimi belirtmeliyim.
Kitabı okuyunca şu gerçeği öğreniyoruz: Ne kadar zorluklarla okuduklarını, çalıştıklarını, ülkenin nasıl dönemlerden geçtiğini. İkinci Dünya Savaşı sırasında, temel gıdaların karneyle verildiği bir dönemde okumaya çalışan; oğulları 12 Eylül'de tutuklanmış, işkence görmüş; öğretmenlerin örgütlü olmasını destekleyen bir eğitimcinin hayat hikayesini.
Faik Birol Hocamın erdemli ve fedakâr hayatı var bu kitapta.
Binlerce köy enstitülünün 1940’ların karanlık ve yoksul Türkiye’sini bugünlere nasıl taşıdıklarının bir tarihi aslında bu kitap.
Bu kitap; sadece bir öğretmen değil, gittikleri uzak köylerde, ahırdan bozma yapılarda öğrenci yetiştirmekle kalmadan, tarımdan hayvancılığa, yapımdan tamirciliğe kadar halkımızın aydınlatılmasında önder olan eğitimcilerin hikayesi…
Faik Birol Hocamla birlikte, benim tanıdığım; Cihandar Arıkan, Arif Baş, Yusuf Ziya Bahadınlı ve Doğan Özmen Hocam bu hikayenin baş kahramanları…
Yılmadan, yüksünmeden, bozkırları yeşertip, Anadolu’yu aydınlatanlara selam olsun…

Bu haber 588 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
HAYAT ÇOK PAHALI22 Haziran 2022

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN