Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Hadi Gel Yıkalım Şu Süleymaniyeyi

Durali Doğan

13 Eylül 2018, 08:14

Durali Doğan

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,
İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,
Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,
Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”
***
Günlerdir tartışıyoruz.
Hadi gel yıkalım şu okulları.
Peki neden yıkalım?
Nedenini bize birisi anlatsın, ikna etsin.
Tarih diyoruz birileri itiraz ediyor
Bu okulların olduğu yer “Eğitim Kompleksi” diyoruz:
-Okullar da başka yere yapılsın, deniyor.
Yeşilyurt Sorgun’un en eski okulu.
En eski binası.
Yapılalı 79 yıl olmuş.
Bura Sorgun Müzesi yapılsın, diyoruz.
-Aman sende ne müzesi, o da nerden çıktı, diyorlar.
Sorgun Lisesi, Mehmet Akif Ersoy İlkokulu sapasağlam.
-Neden yıkıyoruz, diyoruz.
-Sağlam da niye yıkıyorlar, deniyor.
Bazısı da;
- Aman Hocam bizim çocuklarımız güzel okullarda okumasın mı?diyor.
 -Peki okusun da yerine okul yapılmayacak ki, “Hükümet Konağı yapılacak”,diyoruz.
-Olur mu, ofisin yerinde su mu çıktı, diyorlar.
Mehmet Akif Ersoy İlkokulu daha yapılalı kaç yıl oldu, diyoruz.
Bu sefer;
-Orası yeni bina yıkmasınlar, diyorlar.
Velhasıl yıkılsın diyenin de, yıkılmasın diyenin de kafası karışık.
Sorgun’da alternatif o kadar boş arsa varken  bu okulların yıkılmak istenmesi düşündürücü!
Bu tartışmalar; bir beldeye, bir ilçeye birşey yapılırken tartışılmadığını, istişare edilmediğini gösteriyor.
İki kişi bir araya geliyor, toplumdaki bütün güzelliklerimizi yıkmaya, yakmaya karar verebiliyor.
Kimse binaları yıkarken, birçok gönlün de o binaların molozlarının altında kalacağını hesap etmiyor.
Zihinlerimizi bu tür yanlış alınan kararlara karşı durmamız canlı tutmalıyız.
Yıkmak çok kolay.
Ya yeniden inşa etmek zor. Bunun için büyük şahsiyetler lazım.
Geçmişi ve geleceğiyle çok geniş düşünen kimselere ihtiyacımız var.
Yıkmak insanlara bir kıymet kazandırmaz.
 Kim olduğunuzu unutarak, köklerimizden koparak yaşayamayız.
Bir şeyi yaparken de, yıkarken de çok iyi düşünmek gerek.
Mehmet Akif  ne güzel ifade etmiş:
Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir ?
Onu, en çolpa herifler de, emin ol becerir.
Sade sen gösteriver 'İşte bu dur kubbe' diye
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman
Bir Süleyman daha lazım yeniden, bir de Sinan...
Çok derin anlam ifade ediyor bu dizeler!
Evet. Yıkmak çok kolay, asıl olan yıkmadan yenisini yapabilmektir.
Yıktıklarımız hiç geri geldi mi!
Biliriz ki giden geri gelmez..
Yıllar yılı; yaktıklarımızı, yıktıklarımızı ve idam sehpasına çektiklerimizi aradık.
Yüreğimizden kan geldi, ama gidenin hiçbiri gelmedi.
Bizi biz yapan hasletlerimizi, öz değerlerimizi, yıkmadan önce, korumayı, kollamayı bilmeliyiz.
Geçmişe sahip çıkarak, geleceği kucaklamalıyız.
Haftalardır tarih anlatıyoruz.
Bizim anlattığımız ne ki. Sosyal medyada paylaştığım yazımın altına  çok yorumlar yapılmış. Bana taş çıkartacak  yorumlar. Bunlardan sadece birini paylaşacağım. Hüseyin Fıçıcıoğlu kardeşimiz herkesin anlayacağı şekilde TARİHİ bakın ne güzel anlatmış:
“Tarih nedir bilirmisin hocam; ararsın bulamazsın, dedenden kalan bir satır yazı, bir parça yazılı kağıt, bir taş, bir duvar, dedenin tuttuğu bir keser, bir balta. Kıymetsiz diye çöpe attığın,işe yaramaz diye ona buna verdiğin evin içindeki bir sahan,bir kirman,bir oklava,bir sofra tahtası... Bir cami minaresi,bir avlu kapısı,bir taş duvar,birçatal kapı,yürüdüğün bir cadde,üstünden geçtiğin bir köprü, kovasından su içtiğin bir kuyu...Selam verdiğin bir bakkal, sabah namazından çıkınca buharı üstünde ekmek aldığın bir fırın... Biraz ağlamaklı duygularla gittiğin ilkokulun, başında kavak yellerinin estiği, koridorlarında gururla yürüdüğün lise. Büyük umutlarla geride bırakıp gittiğin ve yetmişinde tekrar aradığın geçmişin... Ve geride ne bir taş duvar, ne bir çatal kapı, ne bir ilkokul tabelası, ne yürüdüğün bir cadde, ne selam verdiğin bir bakkal ve ne dedenden kalan bir satır yazı yoksa geleceğe dair umutlarda sönükleşir,sararır ve ölür... geleceğin olmaz. Sizi anlayamıyorlar,üzgünüm...”
 Teşekkürler Hüseyin bey...

Bu haber 7045 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
HAYAT ÇOK PAHALI22 Haziran 2022

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN