Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Bu Ateş Çok Ocak Söndürdü

Durali Doğan

14 Temmuz 2014, 09:46

Durali Doğan

            İki gün önce  Sorgun’a bağlı Gevrek köyünden 1 Şubat 1994 tarihinde Hakkari-Çukurca’da şehit verdiğimiz Şehit İlimdar Yılmaz’ın babasını toprağa verdik.
             Bu müberek Anadolu toprakları için Sorgun’un her köyünden en az bir şehit vardır.
             Gevrek köyünden ise iki.
             İlimdar Yılmaz ve Bahattin Gündüzlü.
             Şehidimizin annesi Kadriye Yılmaz’da birkaç yıl önce hayatını kaybetmişti
             Kadriye teyze, oğlu İlimdar için ne destanlar, ne diyeşetler söylemişti.
             O yanık sesiyle “İlimdar” derken göz pınarları  ırmak gibi akardı.
             “İlimdar bizi yaktı, kül etti derken” bu aha hangi yürek dayanırdı!
 İlimdar’ın şehit olduğunun yıldönümünde Kadriye teyzeyi ziyaret etmiştim. O gün İlimdar’ı son görüşünü şöyle anlatmıştı:
             -Haberleri seyrediyordum. Bayram günüydü. CHP genel başkanı olan Deniz Baykal askerlerle bayramlaşıyordu. Tam o esnada İlimdar’ımı gördüm. Elinde tüfek öyle duruyordu. Birden yerimden kalktım “İlimdarım, kuzum” dedim, kamera yıldırım gibi geçti, gözden kayboldu. Somyanın üzerinde öylece yığıldım kaldım. Son görüşüm oldu. Bir ay sonra da şehit haberini aldık.”
             Kadriye teyzenin yürek burkan o anlatışını 19 yıl oldu asla unutamam...
 İlimdar’ın annesi ve babası yıllarca ağıt yaktı, türkü söylediler oğullarının ardından.
             Ama hiçbir fayda etmedi.
             Sonunda ateş yakınlarını da yaktı kül etti.
             Kadriye teyze “İlimdar” diyerek bu dünyadan göçtü gitti. Gevrek köyünde Kölenin Ahmet diye bilinen Ahmet amca da “yavrum, kuzum” diyerek o kervana yetişti.
             Oğulcuklarına, sevgili İlimdar’larına kavuştular...
             İlimdar’la omuz omuza  aynı gün şehadet şerbetini içen Doğankent’li Lokman Erkan’ın babası, annesi de cenazedeydi.
             Bu ateş kaç ocak söndürdü.
             Şehit Hüseyin Öcal, Şehit Ali Selvi gibi daha birçok isim sayabiliriz, bu ateşin düştüğü, kavurduğu ocaklar.
             İlimdar’dan bir ay sonra kara toprağın bağrına düşen, ocağın tek bir fidanı iken geride bir gelin eş bırakan Şehit Hüseyin Öcal’ın annesi bu acıya dayanamadı iki yıl önce hayatını kaybetti. Babası Seyfi dayı  hasta.
             Yirmi gün önce şehit Ali’sine Salim Seyfi’de şehit Ali’nin babasıydı. O da “Alim” diye yandı kavruldu. Son sözü de şehidim, Alim oldu.
             Daha sayalım mı!
             Saymakla, yazmakla bitmez...
             Bu ateş çok ocaklar sündürdü, çok yuvalar yıktı, çok gelinleri dul, çok çocukları yetim bıraktı...
             Bu ocakları söndürenlerin her iki dünyada da elimiz yakalarından düşmeyecektir.
             Ocak söndürenlerin ocakları söner inşallah!

Bu haber 1261 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Konya İzlenimleri23 Şubat 2017

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN