Durali Doğan - Sorgun Selam Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE KÜNYE İLETİŞİM

SOYAŞAD

Namaz Vakitleri

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Doğu Türkiistan yalnız değildir

Doğu Türkiistan yalnız değildir

Tarih 26 Aralık 2019, 08:54 Editör sorgun selam

devamı

 Sorgun’da sivil toplum kuruluşları, Çin yönetimince Doğu Türkistan'daki Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerini yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti.
 Açıkmalamada, “Dünyanın birçok yerinde insan hakları ihlallerinin yaşandığını, temel hak ve özgürlüklerin hiçe sayıldığını görüyoruz. Dünya siyasetine hak ve adalet değil, güç ve çıkar yön vermektedir. 70 yıldır Çin kontrolü altında bulunan ve yüzölçümü Türkiye'nin 2,5 katı büyüklükte olan Doğu Türkistan'da da Müslümanların durumu içler acısıdır. Çin yönetimin küresel ekonomik gücü ve boşluk bırakmayan bir diplomasi yürütmesi, Doğu Türkistan'la ilgili sağlıklı bilgi almak ve oradaki Müslümanlarla iletişim kurmanın önüne geçmektedir.1949’da Çin tarafından işgal edilen ve 1955’de “Sinkiang  Uygur Özerk Bölgesi” adıyla Çin tarzı özerk bölgeye çevrilen Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan halkı son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş  baskı ve zulüm  politikalarına  maruz  durumdadır.
          Çin Devleti, Doğu Türkistan Türklerini  kitlesel bir biçimde sözde “eğitim kampları”nda tutmaktadır. Aydınlar, bilim adamları hapsedilmekte, müebbet ve idam cezalarına çarptırılmaktadırlar. Daha düne kadar rektörlük yapan Taşpolat Tayip Bey idama mahkum edilmiş, Uygurların  haklarını  savunan  bilim adamı İlham Tohti’ye  müebbet  hapis cezası verilmiştir. Araştırmacılar yaklaşık olarak üç buçuk milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ana dillerini, dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar. Son dönemde basına sızdırılan Çin belgelerinde kamplarla ilgili talimatlar ortaya çıkmış, asla merhamet gösterilmemesi emri ifşa edilmiştir. Ortaya çıkan söz konusu kılavuzda, “öğrenci” olarak nitelenen tutukluların Çin kültürüne asimilasyonu ve tutukluların sıkı gözetim altında tutulması için oluşturulan sistemin ayrıntılarını ortaya koymaktadır.
         Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir.” denildi.
 Açıklamada, “Çin'in, Doğu Türkistan’da uzun süredir "terörizm ve dinî aşırılık" bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan  hakları  ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve “yeniden eğitim kampları" adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu, milyonlarca Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere, uluslararası toplumu bu konuda daha duyarlı davranmaya ve bilgi kirliliğine kurban etmeden çözüm üretmeye davet ediyoruz.
              ABD'den Rusya'ya, Çin'den AB'ye kadar, küresel emperyalizm, insanlığa ve özelde İslam dünyasına karşı acımasız bir savaş yürütüyor. Küresel emperyalizm nedeniyle küresel yoksulluk ve açlık büyürken, iç savaşlar ve insani krizler derinleşiyor. Bugün dünyada 66 ülkede savaş ve çatışma yaşanırken ölen her 4 kişiden 3'ünü siviller oluşturuyor. “Emperyalizmin kurduğu ya da koruduğu terör örgütlerinin saldırıları sonucunda on binlerce kişi  yaşamını yitirdi. Nitekim açıkça anlaşıldı ki FETÖ’nün de, PKK/YPG 'nin de, IŞİD 'in de arkasında bu güçler var. Dünyada açlık, yoksulluk ve savaşlar nedeniyle 70 milyon insan mülteci durumunda yaşıyor. Batı'da yükseltilen ırkçılık ve göçmen düşmanı politikalar göçmenlere sistematik saldırılarla hatta Yeni Zelanda'da olduğu gibi büyük katliamlarla sonuçlanıyor. İslam Dünyası ise Sykes-Picot düzeniyle birbirine düşman kılınmış, etnik, dini, mezhebi fay hatlarıyla tuzaklanmış olmanın ağır sonuçlarını yaşıyor. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanında zulme karşı durmaya devam edeceğiz. Emperyalizmin sömürü düzenine karşı direniş ateşini her koşulda harlamayı sürdüreceğiz. Biz vicdanın sesiyiz. Bütün sesleri sustursalar da vicdanın sesini susturamazlar. Tarihe ve insanlığa karşı sorumluluğumuz  gereği susmayacağız. Mısır, Suriye, Doğu Türkistan ve Filistin zindanlarındaki kardeşlerimiz özgür oluncaya, dökülen kanlar duruncaya kadar mazlumların sesi, çığlığı olacağız.”
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Güncel

Kasislere büyük tepki

Kasislere büyük tepki devamı

Sorgun'a 310 kontenjan

Sorgun'a 310 kontenjan devamı
Sağ Gösterip Sol Vurmak09 Temmuz 2020

Sorgun Güldestesi


ANKET

Yerel Seçimlerde Partiyemi? Adayamı? Oy Vermeyi Düşünüyorsunuz?




Tüm Anketler

SILAM OFSET


Önce TÜRKÇE!


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: ŞAHİN DİZAYN